TAŞ PLAKLAR ANTOLOJİSİ
a yüzü/
Ağaçlar, dökülen yapraklarını aramaya çıkmaz.
Ağaçları yollara baktıran yapraklar, iflah olmaz.
Ağaçlar sadece durmak için, yapraklar sadece gitmek için vardır.
Ağaçların lugatında gitmek yoktur, yaprakların lugatında dönmek yoktur.
Ağaçlar dilsizdir, yapraklar sağır.
Ezelden kıyamete kadar, bütün ağaçlardaki yaprakların sayısını, İdris peygamber bilir.
b yüzü/
Hayattayken sırt üstü yatamayan kamburların, tabuta uzatılınca, kamburları, yok olur.
Hafız Post’un, kendi gölgesinden başka dostu yoktur.
Hâfızamda, lâle gölgesinden başka sır da yoktur.
efraim soğaç
12 Aralık 2010 Pazar
11 Aralık 2010 Cumartesi
DÜNYANIN SON ŞİİRİ
DÜNYANIN SON ŞİİRİ
tamunun
gönüllü odunu
çam ağacı
tamunun
gönüllü hamalı katır
anlattı
cümlemiz
kırk satırda
anladık
katır kuyruğu gibi
ne uzadık
ne kısaldık
ezelden kıyamete
kaşla göz arası
vardık
halbuki gâlib
baştan
belli
israfil'in
üflediği son şiir:
sûr,sûr
evet,sûr...
insan bu son şiirden
nasıl
korunur...
efraim soğaç
tamunun
gönüllü odunu
çam ağacı
tamunun
gönüllü hamalı katır
anlattı
cümlemiz
kırk satırda
anladık
katır kuyruğu gibi
ne uzadık
ne kısaldık
ezelden kıyamete
kaşla göz arası
vardık
halbuki gâlib
baştan
belli
israfil'in
üflediği son şiir:
sûr,sûr
evet,sûr...
insan bu son şiirden
nasıl
korunur...
efraim soğaç
ÇERDEN ÇÖPTEN
ÇERDEN ÇÖPTEN
kibrit çöpünün
erimi,erinci
budur:
şulesiyle
güneşe
öykünür
oysa güneşe
öykünen
çabuk
söner
kibrit şulesi
kış geldi mi
bari sobalara koşsa
kendi ömrünü uzatsa
içimizi ısıtsa
şu da var:
insan dediğimiz varlık
soba mıdır
sopa mıdır
bilinmez
birşey var ki
hiç değişmez:
halk,sobadır
iktidar sopasıyla
ısınır
efraim soğaç
kibrit çöpünün
erimi,erinci
budur:
şulesiyle
güneşe
öykünür
oysa güneşe
öykünen
çabuk
söner
kibrit şulesi
kış geldi mi
bari sobalara koşsa
kendi ömrünü uzatsa
içimizi ısıtsa
şu da var:
insan dediğimiz varlık
soba mıdır
sopa mıdır
bilinmez
birşey var ki
hiç değişmez:
halk,sobadır
iktidar sopasıyla
ısınır
efraim soğaç
YALANSIZ YAKAMOZ
YALANSIZ YAKAMOZ
-ahmet muhip dranas'a-
sait faik
"lastik çizmeli cinleri"
yazdı da
n'oldu
kar yağdığında
yalansız yakamozlara
kartopu oynar
açlıktan kar yiyen
balıklar
yağsın
kar ne kadar yağarsa yağsın
-yalansız yakamoz
yoktur-
yağsın
kar ne kadar yağarsa yağsın
-sular buz tutmayınca
denizler
kar tutmaz-
yağsın
kar ne kadar yağarsa yağsın
--
efraim soğaç
-ahmet muhip dranas'a-
sait faik
"lastik çizmeli cinleri"
yazdı da
n'oldu
kar yağdığında
yalansız yakamozlara
kartopu oynar
açlıktan kar yiyen
balıklar
yağsın
kar ne kadar yağarsa yağsın
-yalansız yakamoz
yoktur-
yağsın
kar ne kadar yağarsa yağsın
-sular buz tutmayınca
denizler
kar tutmaz-
yağsın
kar ne kadar yağarsa yağsın
--
efraim soğaç
TAKATUKA KÜTÜPHANESİ
TAKATUKA KÜTÜPHANESİ
-halikarnas balıkçısı'na-
takatuka natıka
vird-i zeban vira
bütün kürsülerin
süsü yalan
ihanet vird-i zeban
denizdeki balığın
hesabıyla
iktisat nutuğu atarsın
ammavelâkin
karnını doyuramazsın
balık tutman
lâzım
yazar kaç yazar
tutamadığı balıkları yazar
balıkçı hep balıkçı
hiç okumadığı
balıkları
tutar
takatuka natıka
kaçan balıkların
hepsi mi büyük
vird-i zeban vira
takatuka kütüphanesinde
bütün kitaplar
kalın mı kalın
cilt cilt
takatuka natıka
vird-i zeban vira
bütün kürsülerin
süsü yalan
ihanet vird-i zeban
efraim soğaç
-halikarnas balıkçısı'na-
takatuka natıka
vird-i zeban vira
bütün kürsülerin
süsü yalan
ihanet vird-i zeban
denizdeki balığın
hesabıyla
iktisat nutuğu atarsın
ammavelâkin
karnını doyuramazsın
balık tutman
lâzım
yazar kaç yazar
tutamadığı balıkları yazar
balıkçı hep balıkçı
hiç okumadığı
balıkları
tutar
takatuka natıka
kaçan balıkların
hepsi mi büyük
vird-i zeban vira
takatuka kütüphanesinde
bütün kitaplar
kalın mı kalın
cilt cilt
takatuka natıka
vird-i zeban vira
bütün kürsülerin
süsü yalan
ihanet vird-i zeban
efraim soğaç
7 Aralık 2010 Salı
KISA DÜNYA TARİHİ
KISA DÜNYA TARİHİ
hükümet ve devlet
kendine ait
ağır cezalık suçları
balon tartan
hassas
adalet kantarında
tartar...
bu suçların ağırlıkları
bile yok
der...
ve her seferinde beraat
eder...
hükümet ve devlet
kendine ait
ağır cezalık suçları
balon tartan
hassas
adalet kantarında
tartar...
bu suçların ağırlıkları
bile yok
der...
ve her seferinde beraat
eder...
NUH'UN KUŞU
NUH'UN KUŞU
namlusuna konan
Nuh'un kuşunu
hiçbir avcı
mermiyle avlayamaz...
kuş der ki:
-"yastığımız mezartaşı"
tüneğimiz namlu olsun...
namlusuna konan
Nuh'un kuşunu
hiçbir avcı
mermiyle avlayamaz...
kuş der ki:
-"yastığımız mezartaşı"
tüneğimiz namlu olsun...
"TEMBELLİK HAKKI"
"TEMBELLİK HAKKI"
dünyadaki herkesin
zenginler gibi
tembelleştiği gün
altınlarınızın
karın
doyurmadığı
anlaşılacak...
dünyadaki herkesin
zenginler gibi
tembelleştiği gün
altınlarınızın
karın
doyurmadığı
anlaşılacak...
4 Aralık 2010 Cumartesi
"AZİZLER VE ÂLİMLER"
"AZİZLER VE ÂLİMLER"
'âdem ile havva'nın
soyadını merak eden'
"azizler ve âlimler" !
âdem ile havva'nın
soyadı : t o p r a k...
g ö b e k a d ı:
s u
'âdem ile havva'nın
soyadını merak eden'
"azizler ve âlimler" !
âdem ile havva'nın
soyadı : t o p r a k...
g ö b e k a d ı:
s u
ÖLÜM YAZI MI TURA MI TURABÎ
ÖLÜM YAZI MI TURA MI TURABÎ
roma sikkelerindeki
Janus:
sağa sola bakmaz
aşağı yukarı bakmaz
sadece ileri geri
bakar...
ne kadar
yürürse yürüsün
ense traşını görene
rastlanmaz !
(sikkelerin bile
iki yüzü tura değil
tura yüzü Janus
arka yüzü yazı...
ölüm
yazı mı tura mı
turabî...)
sekiz ayrı
kapısından kentin
aynı anda
yüzülen derisiyle
çıkan Nesimî
janusları yaşatmaz...
roma sikkelerindeki
Janus:
sağa sola bakmaz
aşağı yukarı bakmaz
sadece ileri geri
bakar...
ne kadar
yürürse yürüsün
ense traşını görene
rastlanmaz !
(sikkelerin bile
iki yüzü tura değil
tura yüzü Janus
arka yüzü yazı...
ölüm
yazı mı tura mı
turabî...)
sekiz ayrı
kapısından kentin
aynı anda
yüzülen derisiyle
çıkan Nesimî
janusları yaşatmaz...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)